Pratiksel Psikoloji

Çocuğum Söz Dinlemiyor. Ne Yapmalıyım?

Çocuğum Söz Dinlemiyor

Anne babaların bu konu üzerinde en çok şikayet ettikleri durumlar genelde şu şekildedir; “Çocuğum hiç söz dinlemiyor”. “Bir şeyi yapma dediğimde dinlemiyor ve üstelik bana bağırıyor”. “Çocuğumun bir şeyi yapmasını engelleyince bana vuruyor ve küfür ediyor”

Öncelikle şu söz unutulmamalıdır ki “çocuğu eğitmek bir sanattır, çocuk da sanat eseriniz”. Anne ve babalar çocuk sahibi olduklarında büyük bir sevinç yaşayarak çocuğunun mutluluğu için çabalar. Çocuk eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmayan ve çok şefkatli olan ebeveynler genellikle ağlayan çocuğa istediğini verir, her istediğini yapmaya çalışır, bir başka çocukla küçük bir sorun yaşadığında hemen koruyucu bir tavır sergiler.

Peki her istediği verilen çocuk büyüyünce nasıl mı olur? Tabii ki çocuk her türlü yetkiye sahip olduğunu düşündüğü için hareketlerini de büyüyünce istediği gibi yapmaya devam edecektir. Anne baba burada kısıt koymak istediğinde başaramıyor. Çünkü bugüne kadar kısıtlanmamış olan bir çocuğu kısıtlamak için lazım olan otoritenin temeli çökmüştür. Buna bir örnek vermek gerekirse şöyle örnekler verelim,

Örneklerle Söz Dinletme

Örnek 1: Ev kedilerini iki sene sonra sokağa bırakın sokakta ölürler. Çünkü o güne kadar sadece yemek yiyip su içmiş, tuvaletini yapmış, oyun oynamış ve uyumuş. Sokak kedileri ile bir anda karşı karşıya kalınca karşısında kasları gelişmiş, kavga etmeyi bilen, yemek avlamayı sanat edinmiş, soğuğa karşı dirençli ve saldırgan kedileri görür.

Böylece anlar ki, evdeki hesap çarşıya uymuyor. Belli bir süre aldığı yemek kokuları ile kapılara gidip miyavlamaya, çöplere atılan yemekleri karıştırmaya başlar. Kendisinden önce davranmış olan kediler yemekleri talan edip bitirmiştir. Böylece açlıkla nasıl mücadele edeceğini bilemediği için zayıf düşer. Belli bir süre sonra ya başka bir kedinin saldırısı ile ölür ya da açlık ve zayıflıktan hasta düşerek kendini bırakır.

Örnek 2: İki arkadaş ormanda dolaşırken bir ipek böceği kozası buluyorlar. İpek böceği kozasının içindeki tırtıl çabalıyor ve didiniyor. Arkadaşı tırtılın çabalayıp didindiğini görünce ona yardım etmek istiyor. Ve ipek böceğini kozadan çıkarıyor. Normalde ipek böceği kozadan çıktıktan sonra kelebek oluyor ve uçuyor. Fakat bu arkadaş tarafından çıkartılan ipek böceği, çıkarılıyor ama uçamıyor ve düşüp ölüyor.

Bunun sebebini sonradan öğrenen arkadaşı ona yardım edip kozadan çıkardığına pişman oluyor.  Aslında kozadan çıkarken didinen kelebekler o çabalama ile kanat kaslarını geliştirdiğini ve o sayede uçabildiğini öğreniyor. Dışarıdan müdahale kelebeğin kanat kaslarının gelişmesine engel olduğu için kanat kasları gelişmiyor ve uçamıyor.

Çocuğum söz Dinlemiyor

İNSAN VE ÖRNEKLER

İnsan için de böyledir. Her insan hayata karşı kendi başına bir şeyler öğrenebilir ve bir şeyler öğretilebilir. Ama sürekli müdahale edilen çocuklar bir süre sonra müdahale edilen alanlarla ilgili ya bir şey öğrenemiyorlar ya da bir şey yaparken eline yüzüne bulaştırarak yapıyorlar. Yukarıda verdiğimiz örnekler üzerinden devam edecek olursak, bir çocuk evde sadece yemek yiyor, tuvaletini yapıyor, oyun oynuyor ve uyuyor olduğunu düşünelim.

Bu çocuk senelerce her istediğini elde etmiş, istediği verilmeyince verilene kadar ağlamış ve ağladığı için istediği verilmiş. Böyle bir çocuk 10 sene sonra istediğini almak için ağlama yönteminin işe yaramayacağını bildiği için, istediklerini bağırarak, küserek ya da inatlaşarak yaptırmaya çalışır. Kısacası çocukken ağlayarak elde etmek istediğini artık bağırarak, annesine vurarak ya da küfrederek elde etmeye çalışır. Çünkü hak etmenin ne demek olduğu öğretilmemiştir.  

ÇOCUKLARIN DAVRANIŞ SORUNLARININ ÖNÜNE NASIL GEÇEBİLİRİZ?

Çocukların eğitimi anne karnından itibaren başlar. Bu eğitimi en iyi şekilde verebilmek için öncelikle biz birer iyi örnek olmalıyız. Anne babaların en büyük eksiği, çocuklarına tavsiye verirken bunu kendilerinin yapmıyor olmasıdır. Telefonla sürekli vakit geçiren bir anne babanın, çocuğuna telefonla oynama diyerek kızması pek işe yaramayacaktır. Siz içki içen imamdan fetva alır mıydınız? Aynı şekilde örnek olmak en büyük eğitimdir. Çocuklar sürekli taklid eder ve model olmaya çalışırlar.

Burada temeli en sağlam şekilde bir aile kurmak ve çocuk yetiştirmek için çocuk büyütmeye dair bilgi kitapları okunmalı ve seminerler izlenmelidir. Pedagog Ali Çankırılı’nın şu sözünü yazmak gerekir “Arabayı yasal olarak sürebilmek için sürekli araba sürdürürler ve sınavlar yaparlar, ardından ehliyet verirler.

Peki neden çocuk yapmak için onu yetiştirebilecek potansiyele sahip mi değil mi sınavı yapılmıyor?”. Bizler çocuk yetiştirmeyi bildiğimizi düşünerek evleniriz. Halbuki en önemli ve zor eğitim çocuk eğitimidir. Aşağıda sayılanların doğru şekilde uygulanması çocuğun davranışlarını düzenlemeye başlayacaktır.

Anne ve baba otoritede dengeli olmalıdır

Anne ve baba çocuğu için neler yapılabileceğini konuşup ortak hareket etmelidirler. Örneğin, bir çocuk bir şeyi isterken ağlayarak istiyorsa ona verilmemelidir. “Ağlayarak istediğin için vermiyorum. Bu şekilde istememelisin” demeniz gerekir. Eğer bir çocuk ağladığı için annesi “tamam kızım/oğlum al da sus” derken, baba ise “hayır hanım neden veriyorsun” derse otoritede ortak davranmadığınız için çocuk sizin açığınızdan faydalanacaktır. Bundan dolayı ortak bir tutum sergileyerek çocuğa kararlılığınızı göstermelisiniz.

Çocuk bir faaliyette bulunduğunda müdahalede bulunmayın: Vermiş olduğumuz örneklerden yola çıkarak çocukların eğitimine katkı sağlayabilirsiniz. Bir çocuğun her işine müdahale edip yardım ederseniz çocuğun girişimcilik ruhunu yerle bir edebilirsiniz. Çocuğunuza sorumluluklar vererek onu girişken ve sosyal yapmalısınız.

Örneğin, sizin masaları sildiğinizi gören çocuğunuz size gelip yardım etmeye kalktığında ona “sen yapma elin kirlenir” demeyin. Ya da “sen taşıma düşürürsün”, “sen vurma kırılır” demeyin. Tüm bunlar çocuğunuzun ileride kendi başına bir şeylerle başa çıkmada kabiliyetini yok edecektir. Böylece özgüvensiz bir çocuk büyütmüş olacaksınız.

 

4 yaşına kadar hiçbir teknolojik aleti çocuğa vermeyin

Araştırmalara göre 4 yaşından önce teknolojik aletlerle vakit geçiren çocukların zekaları geriliyor. Bunu anlamak için araştırmaların sonuçlarına bakmaya gerek yoktur. Çocuğun kritik dönemde yapması gereken tabletten oyun oynamak değil, anne babası ile oyun oynayıp iletişim kurmasıdır.

Bilgisayar, telefon ve diğer teknolojik aletlerle baş başa bırakmayın: Teknolojik aletlerle baş başa kalan çocuklar, karşısına çıkan reklamlar ve videolarla yetişkinlerin bilebileceği mahrem bilgilere erkenden ulaşıp cinsel sorunlar yaşayabilmektedirler. Belki sizin bilmediğiniz ama araştırmalarda var olan “çocuk mastürbasyonu” kavramı sizin çocuğunuzda da olabilir.

Bilgisayarla baş başa kalan çocuk dininden, örfünden, ahlağından ve zihninden sürekli ödün veriyor demektir. Kendini teknolojiye bırakan her çocuk taklit mekanizması nedeniyle var olan kapitalizmi benimsemeye ve onlar gibi olmaya başlayacaktır. Bundan dolayı bilgisayar ile oynayacaksa sizin görebileceğiniz salon gibi yerlerde olmalı ve akıllı telefon belli bir yaşa kadar alınmamalıdır.

Günlük saat sınırı koyarak uymasını sağlayın: Günlük olarak bir ile bir buçuk saati geçmeyecek şekilde sınırlamalar koyulmalıdır. Aksi durumda teknoloji bağımlısı bir çocuk ile karşılaşabilirsiniz.

Dövmeyin ama yeri geldiğinde kızın: Otorite kurmak çocuğu döverek hizaya getirmek demek değildir. Dövülen çocuklar ileride anne babalarından kurtulmak için evden kaçmayı, başka şehirde üniversite okumayı ve buna benzer uzaklaşma planları kurabilir. Şiddet gören çocuğun alıngan, kavgacı ve sinsi olarak büyüme ihtimali yüksektir. Yeri geldiğinde kızarak ona müdahale etmeniz çok daha sağlıklı olacaktır.

Çocuğunuz size vuruyorsa otoriteyi güçlendirin: Size küfreden, vuran ya da bağıran çocuğunuz varsa ona bunu yapmaması için uyarıda bulunun. Uyarıları dikkate almayan çocuk için en iyi otorite sevdiği şeylerden mahrum bırakmaktır. Örneğin, bilgisayarını alın ve saklayın. İnternetin bağlantısını kesin. Sevdiği şeyleri hak edebilmesi için görevler verin.

YAZAN: PSİKOLOJİK DANIŞMAN ALİ YONCA

Etiketler

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Translate »
Kapalı

Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/bilgili/public_html/wp-includes/functions.php on line 4757