Pratiksel Psikoloji

Psikolojim Bozuk Mu? Başkalarının Psikolojik Bozukluğunu Nasıl Anlarım?

Psikolojim Bozuk Mu? Başkalarının Psikolojik Bozukluğunu Nasıl Anlarım?

Öncelikle psikolojinin ve bozuk psikolojinin tanımını öğrenmeliyiz. Psikoloji, insanların ve hayvanların yaşadıkları duygularla davranışları arasında bağlantı kurarak inceleyen bir bilim dalıdır. Bu bilim dalını iyi bilen birisi insanların davranış ve konuşmalarına bakarak geçmişte yaşadıklarına dair tahminler yapabilir. Böylelikle karşısındaki kişiye nasıl davranması gerektiği konusunda daha ustaca davranır. Karşıdakinin akli dengesine ve psikolojik sağlamlığına göre konuşur.

Psikoloji ilmine hakim olan kişi birinin psikolojik rahatsızlığı olduğunu anlayıp o kişiyi yönlendirebilir. Örneğin, bir insanla tartıştığınızda onunla tartışmaya devam edersiniz ve böylelikle hem sizin sinirinizi bozar hem de ikna olmaz. Sonucunda yorulan siz olursunuz o ise mutlu yaşamaya devam eder.

Belki de tartıştığınız kişi psikolojik rahatsızlığı olan biriydi ya da zeka seviyesi düşük olduğu için derin düşünmek için yeterli kapasiteye sahip değildi. Psikoloji bilgisinin en önemli olduğu kısım burasıdır. Psikolojinizin sağlam kalmasını istiyorsanız, psikolojisi bozuklardan uzak durmalısınız. Şimdi asıl soruya gelelim.

PSİKOLOJİM BOZUK MU?

Psikolojinizin bozuk olduğunu anlamanız için “psikolojik sağlamlık nedir?” sorusunun cevabını bilmeniz gerekir. Psikolojik sağlamlık, sıkıntı ve strese karşı dayanabilme gücünü temsil eder. Sıkıntı ve stres insan hayatının kaçınılmaz bir parçasıdır. Sıkıntılar ve stresler olmadan insan gelişemez. Bundan dolayı çok rahata alışmış insanlar, küçük problemleri zihinlerinde çok büyüterek uzun süreli depresyon yaşama eğilimindedirler.

Şimdi sayacağımız özelliklerin bir kısmı sizde mevcutsa psikolojinizin iyi olmadığından şüphe edebilirsiniz. Sayacağımız özelliklerin tümü mevcutsa psikolojinizin iyi olmadığından emin olabilirsiniz. Aynı şekilde başkalarının psikolojisinin bozuk olup olmadığını sayacağımız kriterlere göre değerlendirebilirsiniz.

Psikolojim bozuk mu

Psikolojik Olarak Bozuk Olmak Ve Karamsarlık

Karamsar insanlar hem kendi hayatlarına hem de başkalarının hayatlarına bir karanlık gibi çökerler. Herşeyi felaket gibi görürler ya da öyle yorumlarlar. Karamsar insanların çoğu psikolojik bir rahatsızlık barındırmaktadır. Panik atak hastalarının çoğunda karamasarlık özelliği bulunmaktadır.

Karamsar insanlar için bir örnek verelim; Ahmet evinden çıkarken kapıyı kapattı ama kilitlemeyi unuttu. İşyerine geldiğinde kapıyı kilitlemediği aklına geldi. İşten eve hemen dönemeyeceği için sürekli “eve kesin hırsız girer”, “bütün önemli belgelerim evde, ben şimdi ne yapacağım” şeklinde düşüncelerle sayıklamaya ve bunu başkalarına anlatmaya başlar. Böylece her küçük olumsuzlukta en kötüsünü düşünerek belli bir süre sonra “paranoya” hastalığına yakalanması kaçınılmaz olur.

Öfkeli Olmak

İnsanların genelinde görülen sinirlilik hali herkesin hasta olduğu manasını vermez. Öfkenin anormal olanı, hakim olunamayandır. Öfkesine sahip olamayan insanların genetik ya da çocukluk yaşantılarından olumsuz kalıntıları vardır.

Öfkesine hakim olamayanların psikolojik rahatsızlığı olma ihtimali diğer özelliklere nazaran en fazla olanıdır. Çünkü bu kişilerin başkasına zarar verme ihtimali diğer özelliklere göre daha fazladır. Öfkesine hakim olamayan kişiyi fark ettiğinizde onunla hiçbir konuda tartışmamanız gerekir. Bu kişinin sevmediği bir görüşe sahipseniz size karşı kin beslemesi de kaçınılmaz olabilir.

Takıntılı Olmak

Bazen küçücük bir söz sizin günlerce incinmenize sebep verebilir, belki de yıllarca. Bunun olması anormal bir durum değildir. Anormal olan kısmı her negatif söze alınmak, kapının kilitlenip kilitlenmediğini defalarca zihninde tekrarlamak, ocağın açık mı kapalı mı olduğundan sürekli tereddüte girmek, bir ilişkiden ayrılınca depresyondan bir türlü çıkamamak ve sürekli insanların davranışları üzerine kafa yormaktır. Bu sayılanlara sahip olan insanların “obsesif kompulsif bozukluğu (takıntılı zihin ve davranışı bozuk)” hastalığına yatkın insanlardır.

Şüphecilik

Paranoya hastalığına en yatkın kişilik özelliği şüphecilik özelliğidir. Paranoya, kişinin var olmayan ama olasılığı kesinmiş gibi düşünülen zihinsel takıntılardır. Örneğin, evli olan kişinin sürekli eşinin kendisini aldatabilmesinden şüphe etmesi. Ya da birine selam verdiğinizde o kişinin sizden borç isteyeceğini düşünmesidir. Şüpheci insanlar sürekli başkalarının tavırlarından ve sözlerinden anlam çıkararak ardında kötü niyet ararlar. Şüpheci insanların çocukluk yaşantılarında çok sıkıntı çekmiş olması ya da çocukluk yaşantısında çok fazla suçlamaya maruz kalmış olma ihtimalleri yüksektir.

Yukarıda sayılan özellikler dikkate alınarak insanlar hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Tabii ki bu yazılar size tümüyle yetmeyebilir. Buna benzer yazılarımızın devamı gelecektir. Psikoloji bilgisine tamamiyle sahip olmak için sürekli seminerlere katılmak ve kitap okumak gerekir. Psikolojisi bozuk insanları anlamak için hastalıkların bilgisine sahip olmalısınız.

Unutmayın ki Psikologların en çok dikkat ettiği şey insanların sözleri değil, davranışlarıdır. Psikologların en çok dikkat ettikleri şeyler; karşıdaki kişinin göz teması kuramaması, çok hareketli ya da hareketsiz olması, konuşmasının hızlı ya da yavaş olması ve cümlelerin birbiriyle alakalı olmasıdır.

Göz teması kuramayan insanlar içindeki duygularını çok belli edemeyen insanlardır. Çok hareketli olan insanlar, ani kararlar veren ve heyecanlı yapıya sahiptirler. Çok hareketsiz ve konuşkan olmayan insanlar, asosyal ve içe kapanık olurlar.

İlerleyen zamanlarda bu tür yazılarımızın devamı gelecektir.

YAZAN PSİKOLOJİK DANIŞMAN ALİ YONCA

Daha fazlasını okumak için www.bilgesozler.com adresini takip ediniz.

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı